İlk Yardım Bilgisi

İlkyardım Bilgisi Dersi Tüm ana başlıkları ile aşagıdadır.Üzerlerine tıklıyarak konu içereğini görebilirsiniz !!!

Kaza: Aniden meydana gelen,önceden tahmin edilemeyen,tedbir alındığı zaman(eğitim ve emniyet tedbirleri ile)önlenebilir olan,sonuçları ölüm,yaralanma ve maddi hasarla biten olaylara kaza denir.Kazaların nedeni ise %95 insanlardır.Kazaların en önemli özelliği ,önlem alarak önlenebilir olmasıdır.
Felaket: Çoğunlukla doğal kaynaklı olan ve kasıt unsuru olmayan,insanları ve çevreyi olumsuz etkileyerek büyük ölçüde can ve mal kayıplarına neden olan olaylara felaket denir.Felaketlerin nedeni genellikle doğal olaylardır.Deprem, sel baskını felakete birer örnektir.
Trafik kazası: Karayolu üzerinde hareket halinde iken en az bir veya daha fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan olaylara trafik kazası denir.
Bir Kazayla Karşılaşan Sürücü:
1-Öncelikle başka bir kazaya sebep olmamak için aracını güvenli bir yere çekip kaza yerinde işaretleme yapmalı.
2-Aracın devrilme ihtimali varsa, araç önce sabitlenip sonra kazazede çıkartılmalıdır.
3-Kazaya olay yerinde müdahale edilmelidir .İlk önce solunum zorluğu çekenlere müdahale edilmelidir.
4-Kazazedelere müdahale etmeyen sürücülere para ve puan cezası birlikte uygulanır.
5-Haber verme ilkyardım tedbirleri alındıktan sonra yapılmalıdır.
6-Haber verme 112 Hızır acil servise kısa,öz,anlaşılır şekilde,kazazedenin durumu,sayısı ve olay yeri verilerek sağlanmalı.
İLK YARDIM
Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren durumda,sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar,hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla,ilaçsız olarak yapılan uygulamalara ilkyardım denir.
İlkyardım uygulamasında kesinlikle ilaç kullanılmaz.

1.Yaşamı koruma ve sürdürülmesini sağlama
2.Durumun kötüleşmesini engelleme
3.İyileşmesini kolaylaştırma

1.Sakin ve telaşsız olmalı.
2.Hastayı sakinleştirmeli.
3.Çevreyi değerlendirip süren bir tehlike olup olmadığını belirlemeli.
4.Kendi can güvenliğini tehlikeye atmamalı.
5.Çevredeki kişileri,sağlık kuruluşları,itfaiye ve güvenliğe haber vermeleri için organize etmeli.
6.Hastanın durumunu değerlendirerek uygun ilk yardıma başlamalı.
7.Hastanın sağlık kuruluşuna bir an önce ulaşmasını sağlamalı.

Ani olarak hastalanan ya da kazaya uğrayan kimseye tıbbi tedavisi yapılana kadar olay yerinde yapılan hayat kurtarıcı girişimlere denir.

1- Kazazedeyi güvenceli yere almak, (kaza yerinde gerekli emniyet tedbirleri almak.)
2- Teşhis koymak
3- İlk yardım yapmak
4- Haberleşme
5- Kazazedelerin öncelik sırasına göre taşınması
6- Kazazedelerin uygun pozisyonda taşınması

1: Solunumu duranlar
2: Kalbi duranlar
3: Şoka girenler

Muhtemel bir trafik kazasında yaralılara önlem almak, ilk yardım yapabilmek için araçlarda ilk yardım çantası bulundurulmalıdır. İlk yardım çantasında gerekli olan malzemelerinin miktarını etkileyen faktör, taşınan yolcu sayısıdır. Yolcu taşıyan araçlarda daha çok miktarda malzemesi olan ilk yardım çantası bulunmalıdır.
Motorlu bisiklet, motosiklet ve iş makinesi dışındaki motorlu araçlarda ilk yardım çantası bulundurmak zorunludur.
İlk yardım çantası araçta kolay erişilebilir ve görünür bir yerde olmalıdır. Tentürdiyot ilk yardım çantası muhteviyatından çıkarılmıştır.

Cinsi Miktarı
1- Büyük sargı bezi (10 cm x 3-5 m) 2 adet
2- Hidrofil gaz steril ( 10 x 10 cm 50'li kutu) 1 kutu
3- Üçgen sargı 1 adet
4- Hidrofil Pamuk (70 gr.) 1 paket
5- Flaster ( 2 cm. x 5 m) 1 adet
6- Çengelli iğne 10 adet
7- Küçük makas (paslanmaz çelik) 1 adet
8- Esmark bandajı 1 adet
9- Turnike (en az 50 cm örgülü tekstil malzemeden ) 1 adet
10- Yara bandı 10 adet
11- Plastik örtü (150 x 200 cm) 1 adet
12- Airway (hava yolu hortumu) 1 adet
13- Solunum maskesi 1 adet
14- Çanta içindekilerin listesi
*Araçlarda bulunan her 10 koltuk için 1 çanta malzeme ilave edilir.

1- Kanayan yere elle baskı
2- Basınç noktalarına baskı: Kanayan bölgenin damarlarını baskı noktalarından deri ile kemik arasına sıkıştırmak.Boyun kanamasında,şah damarı üzerine basmakla; Baş derisi kanamasında, şakak kemiği üzerinde damara basmakla; omuz kanamasında, köprücük kemiği arka iç kısmına basmakla; kol ve eldeki kanamalar için, koltuk altından başlayıp kolun iç yüzeyi boyunca uzanan damara, ayak ve bacakta ise kasık iç kısmına baskı yapmakla kanama önlenir.
Kendiliğnden meydana gelen burun kanamasında,hastanın yüz ve ensesi soğuk su ile yıkanır, burnu sıkıştırılarak hasta oturtulur.
Kanama sonucu vücuttaki toplam kanın % 20 si kaybedilirse hayati tehlike başlar.
İnsan vücut ağırlının 1/13 ü kandır.
Kanamalarda kanamayı azaltacak yöntemlerden biri de, kanama yerini kalp seviyesinde yukarıda tutmaktır.
Kanayan yer ile kalp arasındaki tek kemik üzerinde sıkma bağı uygulanarak kanama durdurma yöntemine turnike denir.
Koldaki turnike dirsek ile omuz arasında sıkarak; bacakta turnike, diz ile kalça arasından sıkarak uygulanır.
Turnike ( sıkma bağı ) olarak kullanılacak malzeme 5-6 cm enli elastik malzeme olmalı. Sıkma bağı olarak bandaj, mendil veya kravat kullanılır.
Turnike bandı 20 dakikada bir, 5-10 saniye süreyle gevşetilerek kanın gitmesi sağlanır. Turnikeyi 2-3 saatten fazla sıkılı şekilde bırakmamaya dikkat edilir.Bu nedenle turnike uygulamaya başlandığı saatin yazılıp kazazedenin görünür bir yerine asmak gerekir.

Kan dolaşımı yetersizliği nedeniyle vücut canlılığının azalmasına şok denir. Ani korku ve heyecan, aşırı tuz ve su kaybı, zehirlenme, ağır yaralanma, alerji ve çeşitli hastalıklar dolaşım sisteminin yetersizliğini ortaya çıkarır ve şok'a neden olur.
Şok'un belirtileri: Halsizlik, bitkinlik, deride renk solukluğu, sararma, terleme, huzursuzluk, şaşkınlık, endişe ve korku hissi, vücut ısısının düşmesi ve titreme, bulantı-kusma, hayat faaliyetinin zayıflaması, solunum ve nabızdan zayıflama ve sayısında aşırı artış.
Eğer kanama varsa, derhal durdurulur ve hasta hemen şok pozisyonuna alınır. Şok Pozisyonu: Hasta sırt üstü düz bir zemine yatırılır ve bacakları 30-40 cm. yukarı kaldırılır. Böylece beyne kan gitmesi sağlanmış olur. Hastanın üstü örtülerek vücut ısısı korunur. Hasta ile konuşarak güven telkin edilir ve şuurun açık kalması sağlanır. En kısa zamanda hastaneye sevk edilir.
Bir trafik kazası sonucu görülen şok belirtisi vücut sıcaklığının azalmasıdır.

Dolaşım yetersizliği sonucu, beynin kansız kalması nedeniyle geçici olarak kendinden geçmeye bayılma denir. Aşırı kanama, kalp yetmezliği, tansiyon düşmesi, aşırı heyecan, yorgunluk, aşırı su kaybı, güneş çarpması bayılmanın nedenidir.Bayılmanın balirtileri ise, hastanın kendinden geçmesi, sararma , vücut ısısının azalması ve terleme, nabız ve solunum zayıflaması ve sayısının azalması.Bayılan kişinin hareket sisteminin faaliyeti durduğu için oturtulmamalı duyu organları uyarılmalıdır. Bayılmada da şokta olduğu gibi ilk yardım olarak şok pozisyonu uygulanır. Bilinç kaybı şokta zamanla oluştuğu halde bayılmada aniden meydana gelmektedir.

- Yaralı taşımacılığında sedye her zaman tercih edilmelidir.
- Ayağı kırık olan kazazedeler mutlaka sedye ile taşınmalıdır. Merdiven inerken veya çıkarken sedyedeki hastanın başı yukarıda olmalı. Diğer durumlarda sedye ile taşınmalıdır. Cankurtarana bindirilirken yaralının baş kısmı önde olmalıdır.
- Kaza yerinden solunum güçlüğü çekenler, şoka girenler önce taşınmalıdır.
- Çok sayıda yaralının olduğu kazalarda en son burkulma, çıkık ve kol kemiği kırılanlar taşınmalıdır.
- Hasta kusuyorsa ve solunum güçlüğü çekiyorsa yan yatış pozisyonu ile taşınır
- Solunum yolu zehirlenmelerinde kazazedeler iki kişi ile sedyesiz taşınabilir.
Oturuş pozisyonunda taşınması gerekenler:
Kaburga kemiği kırıkları, göğüs yarası olanlar, kol kemiği kırıkları, köprücük kemiği kırıkları.
Sırtüstü yatırılarak taşınması gerekenler:
- Omurga yaralanmaları veya kırıkları, bacak kemiği kırıkları.
- Boyun, sırt ve bel omurları kırıklarında, kazazede uygun şekilde tespit ve nakil edilmezse hasta felç olur. Bu tür yaralılar kesinlikle bir sedye temin edilerek sevk edilmelidir.
Diz ile kalça arasındaki kemikte kırık varsa kazazede sırt üstü yatırılarak iç ve dış yanlardan atelle tespit edilir.
Başa alınan bir darbe sonucu kulak veya burundan kan geliyorsa, kazazede kan akan kulak altta kalacak şekilde yan yatırılarak sevk edilmelidir. Yaralı kazazedeler yaralı bölge üstte kalacak şekilde sevk edilmelidir.
Bir kaza sonucunda yaralı kazazedeler araçtan en az üç kişi ile ve dikkatlice çıkarılmalıdır. Yaralı araçtan çıkarılırken, yaralının omurga ekseninin düzlüğünün bozulmamasına dikkat edilmelidir.
En az üç ilk yardımcının bulunmadığı kaza yerinde, araçtaki yaralı ancak araçta yangın meydana gelmişse bir kişi tarafından da çıkartılabilir.
Yaralının boyun hasarı gördüğü şüphesi varsa, araçtan çıkartılırken boyuna kask veya diğer kalın bir malzeme sarılmalıdır.

Kafa içi yaralanmanın en belirgin özelliği bulantı ve kusmadır.
- Başa alınan darbe sonucu kulak ve burunda kan geliyorsa, beyinde hasar var demektir. Kazazedenin kan akan bölgesi altta kalacak şekilde yan yatırılır ve kanama engellenmez. Soluk yolu açık tutularak sevk edilir.
- Bilinci kaybolmuş bir kişinin göz bebekleri farklı büyüklükte ise beyin hasarı olduğu anlaşılır.
- Beyin hasarında ışık uyarısına cevap yoktur.
- Kazazedenin vücudu sıcak tutulur, başa soğuk uygulanır. Baş yaralanması sebebiyle bayıldıktan bir süre sonra kendine gelen kazazede en az altı saat süre ile hekim kontrolünde tutulmalıdır.

Göğüsteki açık yara ıslak temiz sargı beziyle kapatılarak, göğüs kafesine hava girmesi engellenmeye çalışılır. Eğer göğüs kafesine hava girecek olursa akciğerler küçülür.
- Kazazedenin göğüs kafesine batan yabancı cisim duruyorsa, dokunmadan yara kenarları sarılarak sevk edilir.(Oturuş veya yarı oturuş pozisyonunda) .

Darbe alınan yerde görülen sertlik kapalı karın yaralanmalarının en önemli belirtilerindendir. Bunun nedeni de karın bölgesinde iç kanamadır. Şiddetli ağrı vardır.
Kapalı karın yaralanmasında darbe alınan yere buz tatbik edilir, Kesinlikle sulu gıda beslenme yaptırılmamalıdır. Açık karın yarası olan kazazedeye verilecek pozisyon yaranın yönüne göre değişir. Eğer dışarıya organ sarkmışsa, organlar yara üzerinde toplanarak ıslak, temiz bir sargı beziyle örtülmelidir.
Kazazedenin karın bölgesinde yukarıdan aşağı (boylamasına ) yara varsa yara kenarlarının birbirine yanaşmasını sağlamak için ayakların gergin tutulması sağlanmalıdır.

Boyun, sırt ve bel omurları kırıklarında, kazazede uygun şekilde tesbit ve nakledilmezse ( sert zeminli sedyede kazazede sırt üstü yatar pozisyonda ) felç olur.Oturtulursada felç olur.
Omurga yaralanması olan kazazede hasar alan bölgeden aşağıda hissizlik belirtisi görülür.

Hasta/ yaralı taşınmasında genel kurallar nelerdir?
· Hasta / yaralı taşınmasında ilkyardımcı kendi sağlığını riske sokmamalı.
· Hasta / yaralıya yakın mesafede çalışılmalı.
· Daha uzun ve kuvvetli kas grupları kullanılmalı.
· Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmeli (Omurilik yaralanmaları riskini azaltıyor).
· Yerden destek alacak şekilde her iki ayağı da kullanarak biri diğerinden biraz öne yerleştirilmeli.
· Kalkarken, ağırlığı kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalı.
· Baş her zaman düz tutulmalı homojen ve düzgün bir şekilde hareket ettirilmeli.
· Yavaş ve düzgün adımlarla yürümek gerekiyor.
· Ağırlık kaldırırken karın muntazam tutulup kalçayı kasmak gerekiyor.
· Omuzlar, leğen kemiği ve omurilik hizasında tutulmalı.
· Yön değiştirirken ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalı.
· Hasta / yaralı mümkün olduğunca az hareket ettirilmeli.
· Hasta / yaralılar baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak en az altı destek noktasından kavranmalı.
· Hasta yaralı taşımak mükemmel bir ekip çalışması gerektirdiğini unutmayın.
· Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi seçin ve hareketler için komut vermesini sağlayın (Dikkat, kaldırıyoruz vb.).

YARALININ ARAÇTAN ÇIKARILMASI
Yaralının araçtan çıkarılması son derece önemlidir. Yapılacak bir yanlışlık onun ölümüne, durumunun daha kötüye gitmesine veya sakat kalmasına neden olabilir. Eğer yaralı araçta sıkışmamış ise emniyet kemeri çözüldükten sonra mümkünse 3 kişiyle çıkarılmalıdır.
Ancak bir kişiden başka kimse yoksa.ve araç yanıyorsa acele olarak, tek kişi ile çıkarılır.
Kapılar açılmıyorsa bazı aletlerle (levye gibi ) açılması için uğraş verilir, ilk yardımcının ve yaralının güvenliği için araba sabitlenmeden kesinlikle yaralı çıkarılmalıdır.
Yaralı araçtan çıkarılıp ne tür bir ilkyardıma gereksinimi olduğuna karar verilir verilmez hemen uygun bir pozisyon verilmelidir. Aksi hal de ilkyardımın etkinliği kalmaz. Hangi yaralıya hangi pozisyonların verileceği ilerideki konularımızda yeri geldiğinde. ilkyardımın temel kurallarından birisi de yaralının yaşamsal bulgular şunlardır
Soluğu : Solunumun olup olmadığı
Kalp atımı: Nabzın hissedilip hissedilmediği
Bilinci: Kaybedip kaybetmediği
Kanaması: Olup olmadığı çeşidi
Yarası: Ne tür olduğu
Rengi: Şoka girip girmediği
Isısı: Düşüp düşmediği
Gözbebekleri: Kalbin durup durmadığı veya beyin kanamsı olup olmadığı.
Bu bulgular ne tür bir ilkyardımın gerektiğin ilkyardımcıya anlatabilir. Bulgular çok iyi gözlenerek değerlendirilmelidir.

TRAFİK KAZALARI VE YARALANMALAR
a. Trafik kazalarında yaralanmanın önemi:
ülkemizde trafik kazalarının durumu, yaralı ve ölümlü kazaların çokluğundan 1 ve 2. ünitede söz etmiştik Ne yazık ki trafik kazalarında yüz binlerce kişi çeşitli yerlerinden yaralanıyor. Bu yaralanmalarda ilk yardım yapılmadığı için ya ölüyor yada yanlış yapıldığı için sakat kalıyor. Bu nedene yaralanmalarda ilk yardım son derece önemlidir.
b. Yaranın tanımı ve çeşitleri
Yara : Çeşitli nedenlerle vücut dokularının bütünlüğünün bozulması
yada bir kısmının kaybı ile mikroplar için giriş kapısı haline gelmesidir.
Çeşitleri:
Ezik yaralar : Trafik kazalarında en sık görülen yara çeşididir. Sert (künt) batıcı, delici olmayan cisimler ile vücut arasındaki temas akını geniştir. Deri bütünlüğü tümüyle bozulmamıştır ancak çarpma nedeniyle deri altında kanamalara neden olduğu gibi boş organların yırtılmasına da neden olabilirler. En büyük tehlikesi tetanos ve gazlı kangrendir.
Batıcı ve Delici Yaralar: Sivri uçlu kesici cisimlerle meydana gelir. Kanama ve felç yönünden önemlidir.
Kesik yaralar: Kesici cisimlerle meydana gelen ağrılı ve kanamalı yaralardır . Yara kenarları düzgün ve uzun görünümlüdür.
Diğer yaralar: Ateşli silah yaralanmaları, hayvan ısırıkları, yanıklar.
2. YARALANMALARDA GENEL İLK YARDIM KURALLARI
a. Yaranın dış etkenlerden korunması:
• Yaralı araçtan güvenli bir yere alınmalı
• Varsa öncelikle kanama durdurularak şok ve koma engellenmeli.
• Yara dış etkenlerden korunmalı (mikrop, kirli maddelerden)
• Yaşamsal fonksiyonlar kontrol edilmeli
• Yaralı yara üstte kalacak şekilde sevk edilmeli
b.Yaraların sarılması ve bölgenin tespiti
• Yaralıya yara kalp düzeyinde üste olacak şekilde pozisyon verilir.
• Çamaşırlar kesilerek çıkarılır.
• Yarada batan cisim varsa çıkarılmaz kenarları bezden hazırlanmış simit ile desteklenir üzeri kapatılır.
• İç organların göründüğü yaraların üzerine temiz bir bezle kapatılır.
• Çok kirli yüzeysel yaralar sabunlu su ile temizlenebilir.
• Yaranın içine asla tentürdiyot sürülmez (varsa yara kenarı tentürdiyot ile silinebilir.)
• Kesik yara kenarları birbirine yaklaştırılarak sarılır.
• Yara üzerine pamuk değil gazlı bez konur.
• Ağrı, morluklar ise şişliği gidermek için soğuk uygulama yapılır.
• Yaraya tütün, kül basılmaz merhem yara tozu sürülmez.
• Yaralı organın hareketsizliği sağlanarak gönderilir.
3. ÖNEMLİ BÖLGE YARALANMALARI
A. BAŞ YARALANMALARI
Trafik kazalarının %70 inde kafa travması meydana gelir sert bir cismin başa yada başın sert bir cisimlere çarpması sonucunda, başta yüzeysel yaralar , kırıklar, beyin sar0sıntıları ve/ya kanamaları meydana gelebilir.
a. Belirtileri
• Başta şişlik, yara , kanama
• Çöken kırık
• Baş ağrısı, baş dönmesi
• Göz çevresinde morluk
• Göz bebeklerinde büyüklük farkı ( biri küçük diğeri büyük )
• Kızarmış yüz
• Deriden hissedilen nabız
• Bulantı – Kusma
• Hırıltılı soğuk alma
• Tam veya yarı felç
• Geçici hafıza kaybı
• Bilinç kaybı, Koma
• Beyin kanaması var ise kulak ve burundan önce sarımsı bir sıvı (BOS)Sonra kan gelmesi
b. İlkyardım
• Uygun pozisyon verilir kan geliyorsa ; kan gelen kulak alta olacak şekilde yan yatırılır, kanama engellenemez
• Baş – Beyine batan cisim varsa asla çıkarılmaz
• Beyin görünüyorsa üzerine temiz bir bez kapatılır.
• Beyin kanaması yoksa baş yara üste gelecek şekilde yükseltilir.
• Kısa sürede sevk edilir. En aza 12 – 24 saat hastanede gözetim altında tutulur.
B. GÖĞÜS YARALANMALARI
Göğüste Açık ve kapalı yara meydana gelebilir. Göğüs bölgesinde yüzeysel yaralar olabileceği gibi kaburga kırıkları sonucu kaburganın göğsü delip dışarı çıkması veya akciğere batması , sıkışma nedeniyle akciğer dokusunda harabiyet görülebilir.
a. Belirtileri
• Yara
• Solunum güçlüğü morarma
• ağzından açık kırmızı, köpüklü öksürükle kan gelmesi
• Kaburga kırığı,batma hissi
• Ağrı
• Şok belirtileri
b. İlk yardım
• Göğüste delici yara var ise bu delikten hava girmesi temiz bez üzerine naylon koyarak veya ıslak bezle elin ayası ile engellenir
• Batan cisim çıkarılmaz
• Kapalı göğüz yarası ise soğuk uygulanır
• Kaburga kırığı sabitlenir (kırıklar ünitesinde anlatılacaktır.)
• Yarı oturur veya oturur pozisyonda sevk edilir.
C. KARIN YARALANMALARI
Trafik kazalarında vurma çarpma ve basınç altında kalmaya bağlı olarak açık ve kapalı karın yaralanmaları meydana gelir. iç organların dışarı çıkması veya organların patlaması ile sonuçlanabilir,
a. Belirtileri
Kapalı karın yaralanmasında
Karında kızarıklık morarma
- Karında setlik
- Şok
- Kusma bulantı
- Karında kramplar
- Susuzluk hissi
Açık karın yaralanmasında
Gözle görülen yara
- İç organların görünmesi veya dışarı çıkması
- Kusma bulantı
- Yaygın ağrı
b. İlk yardım
- Kapalı karın yaralanması ise soğuk uygulama yapılır
- Açık karın yaralanması ve organ dışarı çıkmamış ise yaranın durumuna göre pozisyon verilerek yaranın üzerine temiz bir bez veya şef af naylon kapatılır.
- Eğer organlar dışarı çıkmışsa; kanı, içine sokulmadan yaranın üst kısmına toplanarak temiz ıslak bir bezle kapatılır
- Yara enine ise; sırtüstü yatırılarak baş yükseltilirken dizler bükülür.
Yara boyuna ise; bacaklar birleştirerek ayak gergin tutulur. Her iki pozisyonda da amaç yara kenarlarının birbirine yaklaştırılarak daha fazla organın çıkmasını engellemek ve yarayı korumaktır.
- Kesinlikle ağızdan bir şey verilmez, dudakları ıslatılabilir.
-Kısa sürede sağlık kurumuna gönderilir.

Bir kişi ile taşımak zordur. Varsa iki olanlar seçilmelidir.
Tezkereci Yöntemi
- 1. ilk yardımcı yaralının arkasında durur oturuyor konuma getirerek kollarından birini büker,
- İlk yardımcı yaralının koltuk altından iki kolunu sokar bükülen kolun dirsek ve bilek kısmından tutar,
- 2. ilk yardımcı yaralının bacaklarını açar, arkası dönük olarak araya girer bacaklarından tutarak kaldırır ve birlikte taşırlar.
İki el üzerinde taşıma yöntemi:
- İlk yardımcılar yaralının iki yanında dururlar ve yarlının ayak taralındaki elleri dizin altında birleştirerek kalçaya doğru kaydırırlar.
- İlk yardımcılar diğer elleri yaralının koltuk altında karşılıklı olarak geçirirler,
- Yaralı ilkyardımcıların boynuna sarılır
- Kaldırılıp birlikte taşırlar.
Dört El Üzerinde Taşıma Yöntemi:
- İki ilk yardımcı önce kendi bileklerini tutarlar, boşta kalan el ile karşıdakinin bileğini tutar,
- Eğilerek yaralıyı bu el üzerine oturturlar,
- Yaralı ilk yardımcıların boyunlarına sarılır,
-Kalkıp taşırlar.
c. Sedye ile taşıma
- Her koşulda yaralının sedye ile taşınması tercih edilmelidir.,
- İlk yardımcının yaratıcı gücü ile pek çok malzemeden sedye yapabilirler. Örneğin battaniye, kilim,arabanın örtüsü, çuval; ceket, palto, kadınların dar etekleri, çarşaf, muşamba, perde, sargılar, kemer kaşkol, tahta kapı,sandalye, seyyar merdiven bu amaçla kullanılabilir,
- Sedye ile taşırken yaralının ayakları önde baş arkada olmalıdır, yaralı gittiği yönü görmelidir .Ambulansa gelindiğinde baş öne getirilerek yerleştirilir,
- Merdiven iniş çıkışlarında.sandalye sedye olarak kolaylıkla kullanılabilir. Bu durumda baş hep yukarıda, ayaklar önde olmalıdır,
- Sedye ile taşıma genel olarak tercih edilirken, bazen sedyesiz oturarak da gönderilebilir. Örneğin kaburga kırıkları, kol kırıkları gibi. Yaralının taşınarak sevk edilmesi ilk yardımın 6. ve sonuncu aşamasıdır

KIRIKLAR VE İLK YARDIM
a. Tanımı: Kırık esnekliği aşan direkt veya endirekt travma nedeniyle kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırık kemiğin herhangi bir yerin de olabilir.
b. Belirtileri
- Ani şişme, morarma
- Ani şiddetli ağrı veya hareketle ağrı, hassasiyet
- Normal olmayan görünüş, şekil bozulduğu.
- Kemik uçları oynatıldığında sürtünme sesi
- Hareketlerde azalma, hareketsizlik
- Açık kırıkta kemik ucunun dışarı çıkması, yara-kanama
c. Çeşitleri
1. Kapalı (basit) kırık: Kemik uçları deriyi delmemiştir, yara yoktur. Kemik uçları birbirinden fazla ayrılmamıştır.
2. Açık kırık: Kırılan kemik uçlarından birisi veya ikisi dışarı çıkmıştır, yara ve kanama vardır. Sinirlerde hasar gördüğünden sakatlık riski vardır.
3. Çöken kırık : Yassı kemiklerde görülen kırık tır. baş kemikleri gibi)
4. Komplike kırık: Kırılan kemik komşu organa zarar verir. Kaburga kemiklerinin akciğere zarar verir.
5. Yaş ağaç kırığı: Kemik bütünlüğü tümüyle bozulmamıştır. Bozukluk bir bölümdedir. Sıklıkla çocuklarda görülür.
6. Parçalı kırık: Kemik birçok yerinden kırılmıştır.
d. Genel ilk yardım kuralları
- Kırığın durumunu, nerede olduğunu anlamadan, yaralıyı gereksiz hareketlerden kaçınmalı
- Açık bir kırık ise önce kanama durdurulmalı, sonra üzeri temiz bir bezle kapatılmalı
- Kırık yerleştirmek için uğraşılmamalı, küçük kırık kemik parçalarını çıkarmamalı.
- Kırıldı bölge hareketsiz hale getirilmeli. Bu amaçla tahta parçaları, ağaç dalları, karton, gazete, kalem, çengelli iğne, sargılar kullanılabilir. Sayılanların bir çoğu kırığı hareketsiz hale getiren düz nesne olarak tanımlanan ATEL diye de düşünülebilir.
- Bazı dinlendirilmek için askıya alınmalı
- Uygun pozisyonda yaralı sevk edilmeli
e. Önemli Kırıklarda Tespit ve İlk Yardım
1. Köprücük Kemiği Kırıkları
- Kırık köprücük kemiği taraftaki koltuk altı boşluğu bezle doldurulur,
- Her iki köprücük kemiği üzerine katlanmış sargı konur ve koltuk altından bağlanır,
- Arkadan 3. bağ, 2 sargı arasından geçirilerek iki omuz aynı düzeye gelinceye kadar gerdirilir ve bağlanır,
- Kırık taraftaki kol askıya alınır, kırık iki tarafta da var ise o zaman 2 kolda askıya alınır,
- Kesinlikle atel kullanılmaz.
- Yaralı oturtularak sevk edilir.
2. Kol Kemiği Kırıkları
- Kırk kol taraftaki koltuk altı boşluğu doldurulur,
- Atel koltuk altına konan bezle beraber 2 yerden bağlanır,
- Atellenen kol geniş bir sargı ile karşı taraf koltuk altından bağlanır, kola 90° lik açı verilir,
- Kol üçgen sargı bezi ile askıya alınır,
- Yaralı oturtularak sevk edilir.
3. Ön Kol Kemiği Kırıkları
- İki atel var ise başparmak yukarıda kalacak şekil de kolun 2 tarafından atellenir,
- Tek atel varsa avuç içi yere gelecek şekilde atelin üzerine yerleştirilir. Avuç içi ve bilek altındaki boşluk pamuk ile doldurulur. Düğümler atelin üzerine gelecek şekilde kol ile atel bağlanır,
- Kırık kol 90° açı ile parmak uçları karşı koltuk altına gelecek biçimde Üçgen sargı ile askıya alınır veya kol üzerinden ceketin, gömleğin alt ucu kaldırılarak çengelli iğne ile ceketin üst tarafına iğnelenir.
- Yaralı oturtularak gönderilir.
4. Kaburga Kemiği Kırıkları
Daha önce sayılan kırık belirtilerine ek olarak;
- Solunum güçlüğü yüzeysel oluşu,
- Batma hissi,
- Kırık kaburga sayısı fazla ise göğüsün bir bölümü kabarık bir bölümü çöküktür.
- Kaburga kırıklarında
- 2 türlü tespit işlemi yapılabilir;
a. Yaralıya derin nefes verdirilerek kırık kaburganın 3 üst, 3 alt kaburgayı da kapsayacak şekilde göğüs üzerine konan sargı sağlam taraf koltuk altında bağlanır.
b. Koltuk altı bezle desteklenir, sargı kırık taraftaki kol üzerine konur karşı taraf koltuk altında bağlanır.
- Kol 45° açı ile parmak uçlar karşı omzu bulacak şekilde askıya alınır.
- Yaralı oturtulur veya yarı oturtulur Şekilde sevk edilir.
5. Omurga Kırıkları
- Felç riskinin yüksek olduğu kırıklar dır,
-Yaralını önce soluk yolunun açık olup olmadığına bakılır, açık değilse ( boyun omuru kırıklarında çene göğüsten yavaşça ayrılır ve boyun kalın bezden, ceketin kolundan boyunluk yapılarak sarılır.) önce solunum yolu açılır,
- Yaralı, varsa sırt üstü sert bir tahta veya sedyenin üzerine yatırılarak boyun, bel ve diz altı boşlukları doldurulur,yaralı geniş bağlarla bağlanır,
- Geniş tahta yok ise 2 atel koltuk altından topuğa kadar 2 yanına konur ve bağlarla bağlanır,
- Yaralının sedyeye yatırılması için 3 kişi gereklidir, 1. kişi baş ve boyundan 2. kişi sırt ve kalçadan 3. kişi ise bacak ve ayak bileğinden tutar, komutla aynı anda kaldırılmalıdır. Boyun omuru kırık ise 4. kişi sadece başını tutar. Başın kenarı ayakkabı veya kum torbalarıyla desteklenir
- Kesinlikle ayağa kaldırılmaz, oturtulmaz, aksi halde felç olabilir.

KANAMALARIN İLKYARDIM AÇISINDAN ÖNEMİ VE ÇEŞİTLERİ
Kanın, yaralanma ve bazı hastalıklar nedeniyle damarların yırtılması sonucu damar dışına akmasına “kanama” denir.
ilkyardımda kanamaların çabuklukla durdurulması yaşatma mücadelesinin temel hedeflerindendir.
Vücut ağırlığının 1/1 3’ü kandır. Örneğin 65 kg. ağırlığında olan bir kişide 5 litre civarında kan vardır Bu kanın %20’sı kanamalara kaybedilirse yaşamsal tehlike oluşur Kandaki kayıp oranı altıkça bu risk artacaktır. Zamanında gerekli müdahale yapılmaz ise yaşam kısa sürede sonlanabilecektir. Bu nedenle kanamalaşın durdurulması son derece önemlidir.
ÇEŞİTLERİ:
A. Kanayan damar cinsine göre:
Atardamar kanaması: Kalp sıkıştıkça, kan ileri doğru fışkırır, açık kırmızıdır. En tehlikeli damar kanamasıdır.
Toplardamar kanaması: Fışkırmadan sürekli olarak koyu renk akar. Kirli kan taşıyan damar kanamasıdır.
Kılcal damar kanaması : Kan kırmızı ve sızıntı şeklinde yayılarak damla damla akar. önceliği olmayan kanamalardır.
B. Kanın aktığı yere göre.:
• Dış kanama: Kan damardan vücut dışına çıkmıştır. Kanayan yer gözle görülebilir.
• İç kanama : Kanın damardan çıkarak organların veya iç boşlukların içine akmasıdır.
İç kanamanın belirtileri şöyle sıralanabilir
1. Nabız zayıf ve hızlı
2. Deri soluk ve nemli
3. Gözler donuk, göz bebeği genişlemiş olabilir, refleks zayıflar
4. Baş dönmesi, baygınlık
5. Susuzluk hissi
6. Bulantı kusma
7. Yüzeysel ve sık solunum
8. Bazen kanayan bölgede sertlik (karında olduğu gibi)
9. Bir süre sonra dışa açılan organlardan kan gelmesi Beyin kanamalarında kulak ve burundan ; akciğer kanamalarında ağızdan gelir.
2. GEÇİCİ KANAMA DURDURMA YÖNTEMLERİ
A. Kanayan yere.parmak bastırmak
Kanayan damar parmakla kemik arasında sıkıştırılarak kanama durdurulabilir. ilkyardım çantasındaki mikropsuz gazlı bez yaranın üstüne konur ve üzerinden parmakla bastırılır. Gazlı bez yoksa temiz elle de aynı işlem yapılır. Bu yöntemle konama her zaman geçici olarak durdurulabilir. Ancak çöken bir kırıkla birlikte kanama var ise bu yöntem uygulanmaz.
B. Basınç noktalarında basmak:
Vücutta bazı atardamarların üzerine basınç yapılarak alt tarafa kan geçmesi engellenir. Atardamar parmakla kemik arasına sıkıştırılır. Bu yöntem bazen kanamayı tamamen durdururken bazen de o yaraya birden fazla atar damarla kan geldiğinden tümüyle durdurulamaz ama büyük ölçüde azaltabilir. Basınç çıplak deri üzerine yapılırsa daha etkili olacaktır.
Basınç. noktaları:
- Kafa derisi ve şakak. bölgesi kanamalarında, 4 kulak önüne iki parmakla bastırılır.
- Yüz kanamalarında, kanamanın olduğu ta rafta alt çene kemiğinin alt kenar ortalarına bastırılır.
- Kanama baş ve yüzün bir tarafında ise, yaralının arkasına geçilerek dört parmakla alt çenenin b€men altında boyun başlangıcına bastırılır
- Omuz ve boyundaki kanamalarda köprücük kemiğinin iç kısmına baş parmak içerde diğer parmaklar dışarıda tutulacak şekilde bastırılır.
- Koldaki kanamalarda kolun iç kısmında koltuk altına yakın nabız alınan noktaya parmakla bastırılır
- Bacaktaki kanamalarda , kasık kıvrımının 1/3 iç kısmına iki elin başparmağı veya yumruk yapılarak bastırılır.
C. Kanayan yeri kalp düzeyinden üstte tutmak:
Kanayan yer kalp düzeyinden üstte tutulur ise organdaki kan basıncı azalacağından kanama da azalır. Çevrede bulunan valizler, kaya parçaları, stepne bu iş için kullanılabilir. Kanayan organın altına bu malzemeler koyularak kanayan yerin üzeri temiz bir bezle kapatılır.
3. İLKYARDIM MALZEMELERİ İLE KANAMA DURDURMA YÖNTEMLERİ
Yukarıda açıklanan 3 kanama durdurma yönteminde de hiçbir malzeme kullanılmamış iken bu bölümdeki yöntemlerde bazı malzemelerin yardımı ile kanama durdurulacaktır.
A. Basınçlı sargı uygulama:
Kanayan yerin üzerine temiz bir, bez veya gaz bezi konur. Sonra sargı bezi veya kravat, eşarp ile birkaç tur sarıldıktan sonra daha önce hazırlanmış olan tampon (pamuk, gazlı bezden. veya sert malzemelerden olabilir.) sargının üzerine yerleştirilir. Sonra 3-4 tur daha sarılır ve organ kalp düzeyinden üstte tutulur. Burada önemli olan yalnız kanayan yerdeki damarın üzerine basınç yapmaktır. Sargı çok sıkılarak aşağıya kan geçmesi engellenmemelidir.
B. Turnike uygulama:
Kol ve bacaktaki büyük kanamaların durdurulmasında en etkili yöntemdir özellikle organ ve doku kayıplarını olduğu kanamalarda kesinlikle turnike yöntemi uygulanmalıdır.
Turnike yöntemi tek kemikler üzerini uygulanan ve damarın deri ile kemik arasına sıkıştırılmasını amaçlayan bir yöntemdir. Sıkma bağı olarak da adlandırılan bu yöntem vücutta 4 tek kemik üzerine uygulanır (2 kol- pazu ,2 bacak –uyluk)
Sıkma bağı olarak ilkyardım çantasındaki turnike (lastik borucuk) kullanılabileceği gibi 5-6 cm.lik elastik bandaj, kravat, büyük bez mendil, eşarp, kaşkol, fular çorap, kemer, ince lastik, gömlek kolu da kullanılabilir. Sicim, tel kablo, metal malzeme bu amaçla kullanılamaz. Uygulanışı:
- Turnike malzemesi uygulanacak yere yani el ve koldaki kanamalar için omuz-ile dirsek arasına , bacak ve ayaktaki kanamalar km diz ile kalça arasına yerleştirilerek 2 kez sarılır ve 2 düğümle bağlanır.
- İkinci düğümün ortasına turnike çubuğu olarak bir ağaç dalı veya bir kalem yerleştirilerek kanama duruncaya kadar bu çubuk döndürülür. - Kanama durduğu zaman çubuk bir başka düğümle sabitleştirilir.
- Turnike 20 dk. sıkılı kaldıktan sonra kangreni önlemek, alttaki organ ve dokuları beslemek için 5-10 saniye gevşetilmelidir.
- Sıkıldığı süre, yaralının üzerine bir kağıda yazılarak çengelli iğne ile tutturulmalıdır.
- Turnikenin en ideal uygulama süresi 1 saattir. Ancak yaralı sevk edilememiş ve organ kaybı varsa 2 saat de uygulanabilir.
- Ancak bu durumda sıkılı kalma süresi 10 dakikaya indirilmelidir .
C. Kırık kemiklerin tellenmesi yöntemi:
Kırık kemik atellerle sabitlenir ise kanoma duracaktır. Kırıkların tellenme şekilleri Kırıklar ünitesinde anlatılacaktır
BURUN KANAMASI
. Çok sık karşılaşılan bir durumdur. Değişik nedenlerle meydana gelebilir. Burun kanıyorsa ilkyardımcı hemen şunları yapmalıdır. Travmaya bağlı değilse, kendiliğinden oluşmuşsa;
- önce kanamalı kişi oturtulur. Baş düze yakın hafifçe aşağı eğilir.
- Burun delikleri 2 parmakla sıkıştırılır. Veya üst dudak ile diş etleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirilir.
- Varsa burun üzerine buz konur.
- Yüz soğuk su ile yıkanabilir.
Eğer durmuyorsa sargı bezi rulosu ile yapılan tampon yerleştirilir
- Hala durmamışsa KBB hekimine sevk edilir.

YARALILARI TAŞIMAYA HAZIRLAMA
a. Yaralıların Gözlenmesi
İlk yardım yapıldıktan ve haberleşme sağlandıktan sonra yaralılar gözlenmelidir. Yaralının taşınıncaya kadar durumunda bir kötüleşmenin olmamasına dikkat edilmeli gerekirse ek müdahalede zaman kazanılmalıdır. Bazı yaralılarda başlangıçta fark edilmeyen belirtiler sonra ortaya çıkar.Bu durumda o yaralı tekrar değerlendirilebilir. İlk yardımda zamanla yarışıldığı unutulmamalıdır.
b. Öncelik Dereceleri
Yaralıların arasında dolaşarak hangi yaralının kaçıncı sırada taşınması gerektiğini bilmek ve uygulamak ilk yardımın önemli bir aşamasıdır. Bu sıra belirlenirken ağırın en önce gitmeyeceğini en hafif yaralının da önce gitmeyeceği bilinmelidir. Amacımız yaşamsal riski olan ama yaşama şansıda olana öncelik tanıyabilmektir.
BİRİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR
- Solunum zorluğu olanlar,
- Göğüs yaralanmaları,
- Şoka girenler,
- Kanamalılar,
- Geniş yanıklar %20-40
- Açık karın yaralanmaları,
- Gaz zehirlenmeleri,
- Açık ve kapalı kırıklar.
İKİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR
- Turnike uygulananlar,
- İç kanamalılar,
- Donanlar,
- Bilinci yerinde olmayanlar.
ÜÇÜNCÜ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR (EN AĞIR VAKALAR)
- Omurga kırığı ve omurilik yaralanmaları,
- Çok geniş yanıklar %40-100,
- Beyinin göründüğü başta ağır yaralılar,
- Çok fazla yarası ve kırığı olanlar,
- Çok fazla kanaması olanlar.
DÖRDÜNCÜ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR
- Basit yaralanmalar,
- Küçük yanıklar,
- Burkulma ve çıkığı olanlar,
- Ölüler 2.TAŞIMADA VERİLECEK POZİSYONLAR
a. İlkeleri
Yaralıya ilk yardımda uygun pozisyon vermek temel hedeflerden birisidir, Yanlış verilecek bir pozisyon yaralının sakat kalmasına, durumunun ağırlaşmasına hatta ölümüne neden olabilir. Yaralıya, yaranın bulunduğu yere, vücut eksenine göre durumuna bakılarak pozisyon verilmelidir.
b. Bazı Yaralanmalarda Verilecek Pozisyonlar
- Zor solunum yapanlar, kusanlar, zehirlenenler, beyin kanaması olup kulağından kan-gelenler yan yatırılırlar,
- Baş yaralanması, köprücük-kol, önkol kırıklarında oturur,
- Göğüs yaralanması kaburga kırıklarında oturuş veya yarı oturuş,
- Bacak kemiği kırıkları, omurga kırıklarında sırtüstü yatış,
- Şok ve bayılmada şok pozisyonu
- Karın yaralanmalarında sırtüstü yatar enine ise; dizler bükülür, boyuna ise; ayaklar gergin tutulu, pozisyonlar verilir.
3. YARALILARI TAŞIMA YÖNTEMLERİ
a. Yaralının kendi kendine gitmesi: Küçük yaralanmalarda yaralı ilk yardımdan sonra kendi kendine desteksiz gidebilir.
b. Başkalarının yardımı ile taşıma : 2 türlü olabilir;
TEK KİŞİ İLE
- Yaralıya destek olma: İlk yardımcı yaralının yanında durur, bir eliyle yaralının be!inden tutar, diğer eliyle de yaralının kolunu tutup boynundan geçirir ve bileğinden tutar. Yaralı vücudunu ilk yardımcıya yaslar ve birlikte yürürler.
- Geri. geri taşıma: Yaralı sırt üstü yatar; ilk yardımcı kalın bağlama malzemesini yaralının koltuk altından geçirerek göğsünün üstünde bağlar. İlk yardımcı her iki eliyle bağı koltuk altı hizasından tutarak çeker. Bu sırada kendisi de geri. geri gider. Rautek yöntemi olarak da adlandırılır. Eğer kol kırık değilse bağa gerek yoktur, kol bükülerek araçtan çıkarma yönteminde de açıklandığı gibi tutularak taşınır.
- Kucakta taşıma : Her iki yöntem de yaralının oturarak gitmesinde sakınca yoksa ve düşük ağırlıklı ise tercih edilebilir.
- Sürünme yöntemi:
Yaralıda bilinç kaybı olduğu durumlarda seçile bilir. Yaralı sırtüstü ‘atar durumdadır, kolları bileklerinden kalın bağlama malzemesi ile bağlanır, ilk yardımcı yüzü yaralıya gelecek şekil de dizleri üzerinde durur, yaralıyı bacaklarının arasına alır,bağlanan bileğin oradan boynunu geçirir, ilk yardımcı dizleri ve elleri üzerinde yürüyerek yaralıyı taşır.
-İtfaiyeci Yöntemi:
Zor bir yöntemdir. ilk yardımcı yüz üstü konumda omzunun üstüne alır, düşmemesi için belinden ve bileğinden tutar, yaralı ilk yardımcının omzuna ters V şeklinde tutulmalıdır.

ZEHİRLENMELER
a. İnsan vücuduna değişik yollarla girdiğinde çalışmasını ve yapısını bozan veya yok eden ölüme neden olabilen maddelere “zehir” adı verilir. Bu maddelerin vücuda girmesi sonucu görülen duruma da “zehirlenme” denir: Zehir, solunumla ağızla, deri ve kan ile vücuda girer. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda daha etkili ve önemli bir sorun haline gelir.
b. En çok görülen zehirlenmeler
A) SOLUNUM YOLU İLE ZEHİRLENME :
Bu bölümde, konu trafik ve aracı ilgilendirdiği için egzoz gazı zehirlenmelerinden söz edilecektir. Hava gazı, bütün gazı , kömür gazları için de aynı şeyleri söylemek mümkündür.
Motor dersinde aldığınız bilgilerle kapalı bir garajda çalışır durumdaki aracı tamir etmeye çalışan bir kişi, egzoz gazında bulunan kokusuz, renksiz “karbonmonoksit” i hiç fark etmeden uzun süre solunum yoluyla alırsa, normalde oksijenle birleşen hemoglobin (kanın kırmızı rengini veren) bu durumda karbon monoksit ile çok kolay bir biçimde birleşir. Böylece artık kan oksijeni değil karbon monoksitli olarak hücrelere, dokulara gidecek ve onların oksijensiz almasına neden olacaktır. Yani kanın oksijenle birleşmesi engellenmiş olur. Karbon monoksit kolaylıkla kandan ayrılmaz, öyle ki 2-3 saat temiz havada kalınarak ancak ayrılabilir.
Belirtileri:
- Bulantı, kusma
- Halsizlik, hareket edememe, kaslarda gevşeme
- Deride kiraz kırmızısı görünüm , sonra morarma
- Solunum zorluğu, durması
- Baş dönmesi , kulak çınlaması
- Bilinç kaybı, koma
- Kalp durması
İlkyardım:
-Öncelikle kapı, pencere açılır veya temiz havaya çıkarılır.
- Soluğu durmuşsa hemen suni solunum yapılır.
- Zor soluk alıyorsa, kusuyorsa yan yatırılır.
- Kalbi durmuşsa kalp masajı yapılır
- Sıcak tutulur.
- Sağlık kuruluşuna sevk edilir.
B) SİNDİRİM YOLU İLE ZEHİRLENME:
Ağız yoluyla alınan zehirli gıdalar fazla miktarda alınan ilaçlar, kimyasal maddeler hatta alkol sinirime katılarak emilirler ve zehirlenme belirtileri ile yaşamı riske sokarlar
Belirtileri:
Belirtiler, alınan zehrin cinsine ve geçen süreye göre değişmekle beraber ortak olarak şu belirtiler görülür:
- Karın ağrısı, krampı
- Ağızda yanma, değişik tat
- Yutma zorluğu
- Bulantı, kusma
- İshal
- Baş ağrısı , baş dönmesi
- Bitkinlik, konuşmada zorluk
- Solunum ve dolaşım bozulduğu
- Görme bozukluğu
İlkyardım:
- Öncelikle zehirlenmenin neyden kaynaklandığı belirlenir
- Bilinci yerinde ise ilk 2 saat içinde kusturulur En iyi kusturma yöntemi boğaz. Uyarmaktır.
- İlaçla zehirlenmişse hemen bol su verilerek kusturulur
- Asit - baz (çamaşır suyu , tuz ruhu gibi) zehirlenmelerinde kesinlikle kusturulmaz yine bol su verilir
- 2 saatten daha uzun süre geçmişse kusturulmaz, bol su ve zeytinyağı verilir.
- Bilinci yerinde değil ise kusturulmaz.
- Yoğurt, ayran, yumurta akı koruyucu olarak verilebilir ancak çok önemli bir yararı da yoktur.
- Kimyasal madde zehirlenmelerinde nişasta, süt kullanılabilir.
- Yan yatış pozisyonu verilir.
C) DERİ YOLUYLA ZEHİRLENME:
Bu bölümde deri içine ve altına sokulan hayvansal zehirlerin oluşturduğu zehirlenmelerden söz edilecek tir. (deri ile giren zehirli sıvılar, ziraat ilaçları, kimyasal maddeler dışında)
YILAN ISIRMASI: En zehirli yılanlar kobra ve engerek türleridir. Yılan ısırdığında üst çenesinde bulunan zehri kasların kasılmasıyla dişlere aktarır oradan da insan vücuduna geçer. Isırık genellikle yarım ay şeklindedir ve deride diş izleri vardır. Zehrin etkisi beyin ve kan dolaşımında görülür.
Belirtileri:
- Ağrı, yanma - Şişlik, morluk
- Bulantı, kusma - Uyuklama
- Solunum kaslarında felç - Solunum durması - Şok
İlkyardım:
- Isırılan yer yıkanır
- kırılan bölge kalp düzeyinden aşağıda tutulur, hareket ettirilmez.
- Zehrin yayılmadan dışarı atılması için geniş bir bezle alttan üstten turnike uygulanarak 30 dakikayı geçmemişse ısırılan yere derin olmayan paralel iki kesik yapılır. Turnike 15 dakikada bir gevşetilir.
- Ağzında diş çürüğü, diş eti hastalığı olmayan biri tarafından 3-5 kez emilerek tükürülür. Sonra temiz bir bezle kapatılır. Varsa ilkyardımcı zehri emmeden önce ağzını zeytinyağı ile çalkalamalıdır.
- O bölge soğuk tutulur. (Bazı bilim adamları buna katılmazlar)
- Yılan serumu için sevk edilir. San yıllarda yaranın kesilip emilmesi, bazı bilim adamlarınca enfeksiyon riski nedeniyle önerilmemektedir.
AKREP SOKMASI: Zehir, akrebin kuyruğunun son halkasından salgılanır ve uçtaki iğne ile sokar.
Belirtileri:
- Ağrı, yanma, uyuşukluk - Baş ağrısı
- Kaslarda kasılma - Tükürük salgısının artması
- Solunum güçlüğü - Şok belirtileri
- İdrar, dışkı kaçırma
İlkyardım:
- Sokulan yer yıkanır
- Turnike uygulanır (Sokulan yerin altından ve üstünden)
- Ağrıyı gidermek için karbonat bulamacı, amonyak sürülür
- Sokulan yere buz konur, kalp düzeyinden altta tutulur
- Dinlendirilir, kramp giren yerlere sıcak uygulanır
- Şoka karşı önlem alınır
- Akrep serumu için sevk edilir
- Sokulan yerin kesilmesi konusu tartışmalıdır.
ARI- ZEHİRLİ ÖRÜMCEK- ZEHİRLİ KENE SOKMALARI :
Arı iğnesini batırarak, kene ise ısırdığı yerden vücudunun bir bölümünü deri içine sokar. Alerjik kişilerde bir tek arının bile sokması ölüme neden olabilir..
Belirtileri:
- Sokulan yerde ağrı, yanma, kızarma, şişme, ateş, kaşıntı, uyuşma
- Bulantı, kusma, terleme
- Baş dönmesi
- Düzensiz nabız, solunum güçlüğü.
- (Kene ise) yapıştığı yerden ayrılmaması.
İlkyardım:
- Keneyi çıkarmak için yanan kibrit yaklaştırılır.
- Arının iğnesi çıkarılır.
- Su, sabunlu su ile yıkanır
- Sokulan yer soğuk tutulur.
- Amonyak, karbonat, limon, sirke , soğan yoğun sürülebilir.
- Arı ağızdan sokmuşsa Ağızda bir süre buz parçaları tutu veya tozlu su gar yapılır.
- Çamur, tetanoz ve mikroplanma olasılığı nedeniyle sürülmez.
- Tüm zehirlenmelerde mümkünse 0800 314 79 00 no.lu Zehir Danışma
merkezinin aranabileceği unutulmamalıdır.